Yalan ve Gölge
Gölge'nin kendine ait bir Kökeni yoktur: bir Form'un Işığın geçişini kesintiye uğrattığı yerde belirir.
Karanlık, Işığı üretmez.
Kendisini de var etmez.
Işık Vardır.
Gölge, bir Formun Işığın yolculuğuna devam etmesini engellemesiyle oluşur.
Gündüz, beden gölge düşürür çünkü Güneş ile arkada kalan arasına girer.
Gölge, başka bir karanlık güneşten gelmez.
Işık olmasaydı gölge de olmazdı.
Geçişini engelleyen bir Form olmasaydı da olmazdı.
Bizde de böyledir.
Açığa Çıkan Kelam, Köken'in iletişim kurmasıdır.
Hakikat onun Işığıdır.
Bilinç, Tanınabileceği Sunak'tır.
Bizim Formumuz, onun Söz'e, karara ve esere dönüşebildiği penceredir.
Karakter, Köken ile Hizmet arasına yerleştiğinde, Gölge belirir.
Korku camı kaplar.
Yara yorumu değiştirir.
Arzu görmek istediğini seçer.
Gurur perdeyi indirir ve sonra Işık yoktur diye iddia eder.
Gölge bizim özümüz değildir.
Geçişi engellediğimizde yaptıklarımızın etkisidir.
Yalan ise, karakter ve egosu geçmesine izin vermeleri gereken Işığı engellediğinde, saptırdığında veya sahiplendiğinde bizden doğar. Hakikat'ten ve onu alan Varlık'tan sonradır. Karanlık bir kökenden ya da başka bir hakikatten gelmez: Karşılıklılığı kesintiye uğratan ve sonra kendi gölgesini gerçeklik olarak sunan Form'dan gelir.
Yalan, o Gölge söz aracılığıyla Hakikat'in yerini aldığında ortaya çıkar.
Gölge engellemedir.
Yalan, kendini Işık ilan eden engellemedir.
Yalan yaratmaz.
Taklit eder.
Tahakküm, Düzeni taklit eder.
Lüks, bolluğu taklit eder.
Propaganda, tanıklığı taklit eder.
Marka, Mührü taklit eder.
Sahte tevazu, Kuzu'yu taklit eder.
Yaşamı satın alan şehir, onu teslim eden Konutu taklit eder.
Gölge; zekâyı, sözü, hayal gücünü, arzuyu, örgütlenmeyi ve gücü —Yaşam'dan doğan yetenekleri— alır ve Hizmetinin yönünü değiştirir.
Bir engelleme anlatıya, âdete, ödüle, cezaya, kuruma ve aidiyet şartına dönüştüğünde, Gölge mimari kazanır.
Böylece Unutuş Matrisi ortaya çıkar.
Bilinç yaratamaz.
Onu karakterle özdeşleşmiş halde tutabilir.
Yaratıcı gücü başlatamaz.
Onu itaat etmeye, satın almaya, rekabet etmeye ve öğrenilmiş Formları yeniden üretmeye indirgeyebilir.
BEN'İM'i yok edemez.
Onu, Hatırlanmayı bırakana dek adlarla, taraflarla, korkularla ve borçlarla örtebilir.
Bu yüzden Gölge'yi başka bir karanlık üreterek yenmeyiz.
Huzur engellemeyi açığa çıkarır.
Hakikat onu Adlandırır.
İrade, geçişi engelleyen şeyi geri çeker.
Eser, meyveyi onarır.
Gölge'yi ebedi bir kimliğe dönüştürme.
Hakikat ile bakıldığında, pencerenin açılması gereken yeri işaret eder.
IŞIK VARDIR.
GÖLGE OLUŞUR.
HAKİKAT KALICIDIR.
YALAN, ONU ÜRETEN FORMU ARTIK GİZLEYEMEDİĞİNDE SONA ERER.